YOL FARKLI, AMAÇ AYNI

 

Röportaj: Umur Yedikardeş

Belgesel fotoğrafçı Emine Ülkerim inanç grupları ile çalışıyor

Belgesel nitelikli fotoğraflar çeken Emine Ülkerim ‘Anadolu Işığı’ ve ‘Cuma Cumartesi Pazar’ çalışmalarında inanç gruplarını ele aldı. ‘Anadolu Işığı’ projesinde Anadolu Alevilerini, beş fotoğrafçı tarafından gerçekleştirilen ve üç semavi dinin fotoğraflandığı ‘Cuma Cumartesi Pazar’da ise İslamiyet üzerinde çalıştı. Ülkerim, inanç fotoğrafçılığının hassas bir alan olduğunu belirterek, “Dini ritüelleri fotoğraflarken biraz çekiniyorum. İbadet sırasında insanların dikkatini dağıtabiliyorsunuz. Dağıtmamak için elimden geleni yapıyorum. Çok hassas bir durum. Kişilerin inançlarına saygı duymamız gerekiyor. Fotoğrafçıların bazıları bunu yapmadığından, bu tür gruplar herkesi içine almıyor” diyor.

''Anadolu Işığı' 'fotoğraf projesinde amacını toplumsal barışa dikkat çekmek olarak özetleyen Ülkerim, Alevileri yaşam tarzları, inançları, ibadetleri ile anlatmak için yollara düşmüş: “2014-2016 yılları arasında Anadolu'da Alevi camiasının yoğun olduğu birçok ilçe ve köylere giderek çalışmalarımı sürdürdüm. Araştırmalarım sırasında 1571 tarihinde Kıbrıs'ın Osmanlı Devleti tarafından fethedilmesinden sonra Anadolu Bektaşi ocağından Alevilerin Kıbrıs'a gönderildiğini öğrenince Kıbrıs'a gidip fotoğraf çalışması yaptım. Günümüzde Lefkoşa sınır boyunda kalan Kızılbaş bölgesi, Yediler sokağı, Can Baba Türbesi, Kalavaç Köyü çalışma yaptığım yerlerden birkaçıdır. ''Anadolu Işığı'' üçü İstanbul, biri İzmir olmak üzere 4 mekânda sergilendi.”

İnancı, sevgi ve saygıyı, anlayışı, anlama ve anlatmayı, belgesel fotoğrafların izini sürerek sanatseverlere aktaran ‘Cuma, Cumartesi, Pazar’ ise üç semavi dinin Alberto Modiano, Berge Arabian, Emine Ülkerim, Mıgırdiç Arzivyan ve Niko Manginas tarafından fotoğraflandığı bir çalışma. Proje adını İslamiyet, Musevilik ve Hristiyanlık’ın kutsal günleri olan Cuma, Cumartesi ve Pazar’dan alıyor. Her bir kişi tarafından 25 karenin sergilendiği çalışmanın amacını, “Üç semavi dini, hangi ortak yönlerimiz olduğunu ve birbirimizi anladığımızı ve bunu başkalarına da anlatmak istediğimizi ifade etmekti” diye tanımlıyor Ülkerim.

Emine Ülkerim, felsefi akımlarına da yer verdiği bu çalışmasında iki buçuk ay boyunca camileri gezmiş ve İstanbul’da İslamiyet’i fotoğraflamaya çalışmış. Ülkerim’e çalışmalarında inanç grupları için ortak olarak neleri söyleyebileceğini sorduğumuzda, kendisi şu cevabı veriyor:

“Ortak nokta; dua, Tanrı’ya yakarış ve insan olabilmek için çabalamak. Bizim birbirimizden farkımız yok. Bizi ayıran kültürel noktalarda bile ortak yanlarımız var. Yol farklı olsa bile, gidilen amaç aynı. Tanrı’ya ulaşmak.”

Ülkerim, çalışma yaptığı iki grup özelinde fotoğraf çekmenin zorlukları arasındaki farkı anlatarak konuşmasına son veriyor:

“ ‘Cuma Cumartesi Pazar’ çalışmasında fotoğraf çekerken zorlandım. Neredeyse iki buçuk ay boyunca cami avlularında yattım. İslamiyet’te fotoğraf çekmek günah olduğu için insanlar çekme diyor. Bazı insanlarda ‘Bana zarar gelir mi?’ diye soruyorlar. Bunun yanı sıra cami görevlileri yardımlarını esirgemediler. Sonuç olarak izin almadan bu tür fotoğraflar çekmek istemiyorum. Diğer yandan Alevi toplumu benim onlar için kötü bir şey yapmayacağımın farkında. Orada fotoğraf çekerken daha rahatım.”